DOLAR 9,3145
EURO 10,8365
ALTIN 529,57
BIST 1.430
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 16°C
Kuvvetli Sağanak
Giresun
16°C
Kuvvetli Sağanak
Çar 15°C
Per 17°C
Cum 21°C
Cts 20°C

1930’LARDAN 1950’LERE GİRESUN’DA RADYO (4)

20.09.2021
8
A+
A-

(Geçen haftanın devamı)

  1. yüzyılın ikinci yarısından itibaren teknolojik alanda yaşanan hızlı gelişmeler radyoya olan ilgiyi azaltmamıştır.

Radyo son bir asırda, başlı başına bir “tutku” haline gelmiştir. Televizyonun yaygınlaşması, pikaplar, gramofonlar, teypler, çok kanallı renkli televizyonlara ve uydu yayınlarına geçiş, bilgisayar ve internetin yaygınlaşması gibi pek çok önemli gelişme, radyoya bağlılığı sonlandıramamıştır. Aksine, 1990’lı yıllarda pek çok radyonun yayın dünyasına katıldığı görülmektedir.

1930’lardan 1990’lara dek birçok nesil, radyo kültürü ile büyümüştür. Radyonun milyonlarca insanda anıları vardır. Hele ki radyo tiyatroları, türkü programları, radyo haberleri… Radyoya dair pek çok anı da halk arasında efsaneleştirilmiş, bazen de fıkralaştırılmıştır.

Dünyada ve Türkiye’de yaşanan olağanüstü olayları bir radyo haberi ile alan kimseler, ilgili olayı anlatırken aynı heyecanla ve radyoda söylenen haliyle aktarmaktadırlar.

Radyo, insanın söz dağarcığını ve üslubunu, olayları aktarım tarzını da etkilemiş, insanı pek çok alanda eğitmiştir.

Radyoya dair “fıkra gibi” anılara da örnek verelim:

Görele yöresinde yaşanmış bir olaydır ve halk arasında sıkça anlatılır. Birlikte köyde yaşayan yoksul bir aile; genç adamla annesi… İneği satarak eve bir eşya almaya karar vermişler. Anne oğluna, ineği pazara götürüp satmasını ve gerekli eşyayı almasını söylemiş. Oğlu da gidip ineği satmış. İneğin parası ile annesinin dediği eşyayı değil, bir radyo almış. Eve gittiğinde annesi durumu öğrenmiş, buna çok kızmıştır. Oğlu da radyo hevesi ile gece yarılarına kadar radyo dinleyip dururmuş… Hâl böyle olursa, sabah erkenden kalkıp tarlaya bahçeye çalışmaya gitmek de zorlaşır. Günler böyle geçmeye başlamış. Anne, bir gece geç vakitte oğlu radyo dinlerken radyodan bir anons duymuş: “Şimdi Mustafa Geceyatmaz’dan türküler dinleyeceksiniz!” Kadın anonsu duyunca, birikmiş hırsıyla şöyle söylenmiş: “Mustafa tabii yatmaz gece, aldı ineğin parasını, sabaha kadar türkü söyler!” (Ahmet Ceylan ile yapılan görüşme, 25.01.2021).

Radyoya dair sıkça anlatılan anılardan biri de “radyoyu kapatınca türkünün durdurulduğunu sanmak” ile ilgilidir. Giresun’da adamın biri, evinde radyo dinlerken çok güzel bir türkü çıkmış. Hemen radyoyu kapatmış, aklınca türküyü durdurmuş ve koşmuş tarlaya. Tarlada çalışan hanımına da bu türküyü dinletmek istemiş. Radyoyu açmış, bakmış ki o türkü bitmiş…

Radyoya dair her şehrin, her köyün, her ailenin bir anısı vardır. Radyo, uzun yıllar boyunca özellikle köy insanının en büyük haber alma ve eğitim kaynağı olmuştur.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.