DOLAR 9,3145
EURO 10,8365
ALTIN 529,57
BIST 1.430
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 16°C
Kuvvetli Sağanak
Giresun
16°C
Kuvvetli Sağanak
Çar 15°C
Per 17°C
Cum 21°C
Cts 20°C

35 YIL ÖNCE ŞEHİT DÜŞMÜŞTÜ

21.06.2021
321
A+
A-

  BİR ŞEHİDİN MEKTUBU                                                                                           

Muammer Gökalp anlatıyor :

— Askerlik  görevimi yaptığım Gaziantep deki 49 Piyade alayı , Kıbrıs Harekatında ilk çıkartmaya katıldı . Birliğimize , düşman kuvvetlerinin kümelendiği Beşparmak dağlarının ele geçirilmesi emri verilmişti . Yoğun bir ateş yağmuru altında şehitler veriyorduk .

İşte bu taarruz sırasında , daha önce hiç görmediğim bir asker , siperde yanıma yaklaştı ve cebinden çıkardığı mektubu bana uzatarak  :

— Türkiye ‘ye döndüğünde bu mektubu , üzerindeki adrese bırakırsın .  dedi . Şaşırmıştım . İkimiz de savaşın içindeydik ve kimin sağ kalacağı belli değildi . Ben , moral  vermek gayesi ile :

— İnşaallah ikimiz de döneceğiz .. dedim . Asker  :

— Ben dönemem ama sen döneceksin .  karşılığını verdi . Bu arada mektubu almam için ısrar ediyordu . Emrivaki karşısında şaşkınlığım daha da arttı .

— Bu adam benim döneceğimi , kendisinin kalacağını nereden biliyor .  diye düşündüm . Ve dayanamayarak mektubu aldım . Tabi savaş hali … Askeri bir daha görmedim .

Tam teçhizatlı ve silahlı olan bu asker , bildiğim kadarı ile bizim birliğin askeri değildi . Çarpışmalar sırasında bacağımdan yaralandım ama gene taarruza katıldım . Ve bir  yıl sonra terhis olup Gölcük Ulaşlı’ya döndüm .

Mektubu unutmuştum , Bir gün bavulumu karıştırırken emanet mektup gözüme ilişti . Ertesi günü mektubu yerine ulaştırmak için İstanbul’a gittim . Üzerindeki adrese göre ev Aksaray’da idi . Evi buldum . Bu arda :                                                                                          

—  Mektubu veren asker belki dönmüştür .  diye düşünüyordum . Kapıyı çaldım . Yaşlı bir kadın kapıyı açtı . Mektup zarfında yazılı adresi sordum .                                           

—  Burası  dedi . Mektubu kendisine uzatarak  :

— Bu mektubu oğlunuz Kıbrıs’tan gönderdi . dedim . Bilmem belki kendisi de gelmiştir .  Kadın büyük bir şaşkınlık içinde beni içeriye davet ederken :

— Bizim Kıbrıs ta çarpışan oğlumuz yok .  dedi . İyice şaşırmıştım . Biraz sonra kadının beyi de yanımıza geldi . Hadiseyi ona da anlattım .

Yaşlı adam bir şey söylemeden ve biraz sonra bir fotoğraf albümü ile birlikte geldi . Albümü açtı , ve 3 gencin birlikte çektirmiş olduğu fotoğrafın ortasındaki delikanlıyı göstererek  :

Size mektubu veren bu muydu ?

Resme baktım

— Evet buydu …  dedim . Gayet iyi hatırlıyorum .

Kadın hıçkırarak ağlamaya başladı . Yaşlı adam :

Resimdeki genç oğlumdu . dedi .  Ama 35 yıl önce KORE ‘de Şehit düşmüştü

Kendimi evden dışarı zor attım . Hadiseyi bir türlü unutamıyorum .

(Maneviyatı , şehitliği , Şefaati inkar eden münkirlere ; başka lafa gerek var mı? )

««««

  ORDUYU DOYURAN 3 YUMURTA                                                                         

Zatürrika muharebesinde Utbe b. Zeyd-ül Karisi 3 tane deve kuşu yumurtası bulup getirmişti :

— Ya Rasülallah bu yumurtaları deve kuşu yuvasında buldum , dedi .    Peygamberimiz :

— Ey Cabir bunları al pişir .  buyurdu .

Cabir bir çanak içinde pişirip getirdi . Ekmek aradı bulamadı . Peygamberimizle sahabileri ekmeksiz olarak ondan doyuncaya kadar yedikleri halde sahandaki yumurta  olduğu gibi duruyordu . Sonra bu yumurtadan bütün mücahitler yediler . Fakat yumurta  eksilmedi . Bu hadise sırf bir mucizeydi .

««««

  KÖPEĞİ BİR KÖPEK PARÇALAR                                                                          

Bolu da medfun velilerden Mustafa Safi Efendi zamanında Gerede de halka zulmeden bir Kaymakam vardı . Mustafa Safi Efendinin talebelerinden Muhammed efendi  bu kaymakamın vazifeden alınması , halkın onun zulmünden kurtulması için gizli gizli dua  ediyordu . Mustafa Safi efendi durumu anlayıp talebesine ;

— Sen vazife olarak sana verdiğim işine bak . Kelime-i Tevhit zikrine devam et , Köpeği bir köpek parçalar  buyurdu .

Mustafa Safi efendi bu sözleri söylediği sırada zalim kaymakam  , çarşıda bir dükkanda oturuyordu . Aniden ortaya çıkan siyah bir köpek üzerine saldırdı ve zalim kaymakamı herkesin gözü önünde parçalayarak öldürdü .

««««

TESBİH NAMAZI                                                                                                         

Hazreti İkrime’den ve o da Hazreti İbn-i Abbas’tan rivayet etmişlerdir ki ,Hazreti  Rasülü Ekrem muhterem amcaları Abbas İbn-i Abdülmuttalib Hazretlerine buyurmuşlardı:

— Ey amca , sana 10 haslet haber vermekle ikram etmiş olayım ki , onu dediğin vakit  günahı’nın evveli ve ahiri , yenisi  ve  eskisi  , hataen  ve  kasten  yapılanı  , küçüğü  ve  büyüğü , gizlisi ve aşikar olanı mağfiret edilmiş olsun .  dedikten  sonra  TESBİH  NAMAZINI  tarif etmiştir .

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.