DOLAR 9,2652
EURO 10,7372
ALTIN 525,33
BIST 1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 16°C
Kuvvetli Sağanak
Giresun
16°C
Kuvvetli Sağanak
Sal 15°C
Çar 14°C
Per 17°C
Cum 21°C

“ALLAH” DEMENİN HESABI

07.06.2021
271
A+
A-

“ALLAH”  DEMENİN  HESABI                                                                                  

Abdülkadir Geylani Hazretleri bir mecliste vaaz ediyordu, bir ara öylesine derin  mevzulara girdi ki, öylesine esrarlı şeyler söyledi ki, cemaat kendinden geçer gibi oldu. İşte  bu sırada kubbeyi çınlatan bir ses işitildi . “ ALLAH “ diye feryat ediyordu biri .Abdülkadir  Geylani Hazretleri durakladı, sonra :

Allah diye feryat eden adama doğru dönerek dedi ki  :

— Allah’ın huzuruna vardığında bu “ ALLAH “ demenin hesabını vereceksin . Kimileri anladı bunun manasını, kimileri de anlamayıp hayretle sordu :

— Bu nasıl iş, Allah demenin de hesabı olur mu ? o izah etti durumu  :

— Evet  “ ALLAH “ feryadının da hesabı vardır.

—Bakalım kalbinden mi dedi, yoksa  dilinden mi ? İradesi dışında mı oldu, yoksa bir maksada müteveccih mi ? Yani, bununla itibar kazanıp menfaat elde etmek mi var niyette ?  yoksa Allah rızası için mi  ?

Ne güzel demişler “ ALLAH’A  İNAN AMA  HER ALLAH DİYENE İNANMA “

****

ORTA ÇAĞDA AVRUPA                                                                                              

Kız çocuklarını öldürenler, sadece cahiliye Arapları değilmiş, Yale Üniversitesi (ABD) Profesörlerinden John Boswel “ The Kindness of Sranger “ ( Yabancıların Şefkati )  adlı kitabında Avrupalılar’ın  da bir zamanlar başta kız çocukları olmak üzere, çocuklarını  sokaklara attıklarını, ticaret metaı olarak kullandıklarını, öldürdüklerini, hatta pişirip yediklerini öne sürüyor. Kitapta, tüyler ürpertici bilgiler ve belgeler yer alıyor. Bunların bir  kısmı şöyledir :                                                                                                                         

Eski Avrupa da zenginler fakirlerin çocuklarını satın alır, bunları ya İlahları için  kurban eder, yahut köle olarak kullanmak için eğitirlerdi.

Karanlık dönemin Avrupa’sında çocukları yemek adeti de yaygındı. Bir mahkeme  kaydında ;

Bir kadın hakime şöyle bir şikayette bulunmuştu :

— Bu kadın bana oğlunu getir kesip yiyelim, yarın da benim oğlumu yeriz, dedi . Benim oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün kendisine                                                                     “ Bugünde Seninkini  Yiyelim .“  dedim.                                                            

Fakat o çocuğunu benden gizledi ve sözünden döndü. Bu  kadından davacıyım .

2 yüzyılda Yahudiler arasında :  Baba kız çocuğunu besleyip büyütmek zorunda  değildir . şeklinde bir dini hüküm ortaya attılar. Bu yüzden pek çok Yahudi çocuğu  sokaklara atıldı.

13 Yüzyılda İspanyada çıkarılan bir kanun maddesi şöyleydi :

—  Açlık yüzünden ölüm tehlikesi ve kuşatma altında iken teslim olma tehlikesi   gibi  durumlarda, babanın çocuğunu yemesi hakkıdır .   (Basın. 17.01.1990 )

****

  HZ MEHDİ İÇİN  ?                                                                                                        

İmam-ı Rabbani Hazretlerinin  Taavvuf , maneviyat ve Ehli Sünnet ile  alakalı çok yazı ve eserler yazmasının sebebi soruldu : O da şu cevabı  verdi :

— Bize  bütün  yazılarımızı  ahir  zamanda  gelecek  olan  HAZRETİ  MEHDİ ‘NİN  okuyacağı  ve  hepsini  makbul  bulacağı  bildirildi . Böyle  çok  yazı  yazmamın  sebebi  budur . Çünkü  O  HZ MEHDİ  zamanın değil zamanların sahibidir … Aaah ne mutlu onu bilenlere ve tanıyanlara .

****

DEVLETİN ZEVALİ İHTİMALİ                                                                                 

Yavuz Sultan Selim Han İslam ülkelerinin fethinden sonra , bir gün vezir-i azam  Piri Paşa ‘yı çağırır  :

— Piri Lalam , Allahın izni ile Mısır’ı feth eyledik .” Hadimül Harameyn  ( Mekke ve Medinenin Hizmetçisi) “ ünvanı ile muazzez olduk . Her gittiğimiz tarafta fetihler nasip  oldu  , ve emrimize muhalefet edecek kimse kalmadı . Bu vaziyette devletin zevali ihtimali  var mıdır ?  demişler ..

Vezir Piri Paşa ‘da cevabında  :

— Yüce Atalarınızın koydukları kanun ve kaideler icra olundukça bu devletin  zevali muhaldir  Sultanım der . ve  ..

— Evlatlarınızın hilafeti zamanında akılsız vezir-i azam tayin olunur , rüşvet kapıları  açılarak mevki ve makamlar ehline verilmez , devlet işlerinde kadınların hükmü yürürse o zaman bu  devletin yok oluşu mukarrer olur .  diye ilave eder . Bunun üzerine düşünceye dalan Yavuz  Sultan Selim :

— Allahım bizi koru , duasını yapar ve Piri Paşa’ya ihsanlarda bulunur . ( Türk  Cihan  Hakimiyeti  Mefkuresi )

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.