DOLAR 32,6019
EURO 34,7822
ALTIN 2.410,06
BIST 9.645,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 27°C
Az Bulutlu
Giresun
27°C
Az Bulutlu
Çar 28°C
Per 22°C
Cum 16°C
Cts 17°C

DUÂ ASKERİ, GAZÂ ASKERİ

01.03.2022
382
A+
A-

DUÂ ASKERİ, GAZÂ ASKERİ
Leşker-i duâ , yani duâ ordusu bizzat savaşa gidenlerin galip olması için duâ edenlerdir. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri ;
— Bir savaş iki ordunun ittifakıyla kazanılır. Biri leşker-i gazâ, diğeri leşker-i duâdır.” buyurmuşlardır. Yani silah ile harbeden askerin galip olması için duâ askerinin duâ etmesi icabeder.
Ashâb-ı Kirâm radıyallahu anhüm harbe giderlerken Ashâb-ı Suffe’den duâ istemeleri de bunun en güzel numûnelerindendir. Çünkü Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem:
— Bir mü’minin bir mü’mine gıyâbında duâsından daha çabuk kabul edilen hiçbir duâ yoktur.” buyurmuştur.
Vezir Nizamülmülk’ün Sultan Melikşah’a cevabı leşker-i duânın ehemmiyetini gayet güzel açıklar.
Selçuklu veziri Nizâmülmülk’ü çekemeyenlerden bazısı Sultan’a şikâyet edip:
— Nizâmülmülk her yıl âlimlere, zikir ehline ve Kur’ân okuyanlara 300 bin altın veriyor. Eğer bu para ile bir ordu donatılsa İstanbul’u bile fethetmek mümkündür.” dediler. Melikşah, bunu vezirine sordu. Nizâmülmülk şöyle cevab verdi:
— Ey dünya sultanı, Allah, sana ve bana, kullarından hiç kimseye nasip etmediği ikramlarda bulunmuştur. Buna karşılık sen, Allâh’ın dinini yüceltmeye çalışan, onun Aziz Kitabına hizmet edenlere yılda 300 bin altın sarf etsen çok mudur?
— Sen her yıl askerlere onca para harcıyorsun. Halbuki bunların en kuvvetlisi ve en nişancısının attığı ok, bir milden ileri gitmez. Bunlar ellerinde bulunan kılıçlarıyla yalnız yakınlarındaki kimseleri öldürebilirler. Ben ise bu para ile öyle bir ordu donatıyorum ki, onların duâları tâ Arş’a kadar gider ve Allâh’a ulaşmasına hiçbir şey engel olamaz.” Sultan Melikşah, ağladı ve:
— Sen bu ordunun sayısını elinden geldiği kadar artır; sana istediğin kadar para hazır, dünyanın serveti senindir.” dedi.
***
BU BİLE AZ GELİR
Bugünkü gibi Nasrettin Hoca zamanında da silah taşımak yasaktı. Bugünkü gibi o zamanlar da silah taşıyanlar az değildi. Yine bugünkü gibi ara sıra yoklamalar yapılır, saldırmalar, piştovlar meydana çıkarılırdı .
Bir gün sokakta Hocayı devriye çevirdi , üstünü aradılar ve kocaman bir pala buldular . Subaşı köpürdü:
— Bu nedir be efendi? Hoca:
— Efendim kerem buyur, dedi. Ben müderrisim , talebe ve halkın yzaı hatalarını bununla kazırım . Subaşı kendini tutamayıp güldü :
— Yanlış dediğin çakı ile kazınır , pala ile değil . Bu defa hoca güldü :
— A Efendi , ne diyorsun , öyle yanlışlar var ki , bu pala bile az geliyor .
***
FEZA SİZİ DÜŞÜNDÜRÜYOR MU ?
Işık saniyede 300 bin km mesafe kat eder . Bizden 150 milyon km uzakta duran güneşin ışığı bize 8.5 dakikada gelir . Güneş sisteminden çıkıp biraz uzaklara gidecek olursak En yakın yıldızın
Alfa Centur olduğunu görürüz .Bu yıldızın ışığı bize 4.5 senede gelir.
Biraz daha uzak Sirius yıldızının ışığı bize 8.5 senede ,
Aldebaran yıldızının ışığı 50 senede gelir .
Biraz daha uzaklarda duran Procyon ve Rigel yıldızlarına gelince, bu sonuncunun ışığı bize 540 senede gelmektedir .
Uzay araştırmaları sonucu olarak öğrenilmiştir ki , feza nihayetsiz denecek kadar geniştir . Zira feza aleminde ışıkları dünyamıza 6 milyon senede gelen yıldızların mevcut olduğu tesbit edildiği gibi,
Dünyamızdan 2 – 10 milyar ışık yılı uzakta duran yıldızların varlığı da hesaplanmıştır .
Hatta ışıkları henüz dünyamıza gelememiş yıldız ve güneşlerin varlığı da kabul edilmiştir .
***
DEVLET MALI
Bir gece Hz Ömer mektup yazarken Hz Osman gelir. Selam verip oturur. Hz Ömer mektubu bitirir, kandili söndürdükten sonra Hz Osman’ın selamını alır.
Hz Osman bunun sebebini sorar. Hz Ömer der ki:
— Mektup devlet işlerine ait olduğu için, mektubu yazarken hazinenin mumunu yakıyordum . Hazinenin mumu yanarken hususi işle meşgul olamazdım.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.