DOLAR 32,5347
EURO 34,8622
ALTIN 2.422,43
BIST 9.703,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 23°C
Az Bulutlu
Giresun
23°C
Az Bulutlu
Cum 17°C
Cts 18°C
Paz 16°C
Pts 16°C

DÜNYANIN KIYMETSİZLİĞİ

18.04.2022
125
A+
A-

DÜNYANIN KIYMETSİZLİĞİ

Cabir (ra) dan rivayete göre , Rasül-ü Ekrem bir gün çarşıya uğramıştı . Halk da etrafında idi . Küçük kulaklı bir erkek oğlak ölüsüne rastladı . Onu kulağından tutup

— Hanginiz bunu bir dirhem mukabilinde almak ister ? diye sordu .

— Bundan az para ile olsa bile almayız . O bizim ne işimize yarar ki ? diye cevap verdiler . Rasül-ü Ekrem Efendimiz :

— Parasız verilse ister misiniz ? buyurdu .

— Vallahi esasen bu diri olsa bile kulaksız olduğundan dolayı kusurludur . Ölü iken onu ne yapalım ? dediler .

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz :

— Vallahi , bu sizce nasıl kıymetsiz ise , dünya da Allah nezdinde bundan daha kıymetsizdir . buyurdular .
***
NALINCI MEMİ DEDE

Unkapanında Haraccı mescidinin tam karşısında Nalıncı Memi Dede türbesi vardır . Bu türbe eski devirlerde bir hayat ve yangın sigortası bürosu gibi işlerdi . Buradan alınan bir avuç toprak bir evin saçağına asılırsa , Allahın izni ile yangına karşı sigortalanmış olurdu .

Bu türbenin başka bir hususiyeti daha vardı . San’ata istidatı olmayan bir çocuk 3 Cumartesi aç karnına bu türbenin toprağını su ile içerse derhal işini kavrar ve sanatında muvaffak olurdu .

İstanbul baştan başa en az 9 defa yanmış , ve yeniden yapılmış olduğu halde bu türbe hiç yanmamıştır . Nalıncı Memi dede , 3 Murad devrinde sayılı meczuplarından birisi idi . Bergamadan gelmiş , İstanbul’a yerleşmişti . Kış , yaz nalinle gezer ve AZAB lar çarşısında nalıncılık ederdi . Evi türbesinin olduğu yerde idi . Dükkanı da buraya yakındı . hicri 1592 yılının bir bahar sabahı idi , Sultan Üçüncü Murad Dar-üssaade ağasını çağırdı , gördüğü bir rüyasının heyecanını yenmeye çalışarak

— Ağam , ağam dedi . Bu gece tuhaf bir rüya gördüm , Nalıncı Memi dede düşüme girdi . Yakama yapıştı ve haykırdı :

— Sultanım , ben bu dünyanın tam elli suyunu içtim , Nam ve nimeti ile beslendim . büyüdüm . Şimdi ölüyorum , Yarın cenaze namazımı Fatih camiinde kılmaya hazırlan , Beni evime göm , Üstüme bir kubbe , yanıma bir tekke , önüne de bir çeşme yap . dedi . Git tahkik et bakalım Memi dede hakikaten ölmüş mü

Ağa Unkapanına geldi , Memi dedenin evinin önünde büyük bir kazanla su kaynıyor , kapının önünde bir teneşir var . Büyük bir insan kalabalığı kaynaşıyordu . Padişahın rüyası doğru çıkmıştı . Memi dedenin rüyasında padişaha yaptığı vasiyet tamamıyla yerine getirildi . Evine gömüldü , üstüne bir kubbe , önüne bir çeşme yapıldı . Bir de türbedar tayin edildi . ( Tarih hazinesi 1..4.1951 sayı 9 )
***
KAHVE DEYİP GEÇMEYİN

Kahvede bulunan kafein , sindirim sistemini düzene sokuyor . Hazımsızlık ve diğer mide rahatsızlıklarını önlüyor .

Günde bir kaç fincan kahveden tabii olarak alınan normal dozdaki kafein , kan damarlarının açılmasını sağlayarak kan dolaşımını sağlıklı biçimde düzene sokuyor .
Zihinleri açan , dikkati uyaran , duyguların daha hassas ve güçlü olabilmesini sağlayan kahve ani olaylarda refleksle reaksiyonların daha mükemmel çalışmasını sağlıyor .
Depresyon halinde merkezi sinir sistemini de iyileştiren kahvede bulunan kafein, en hayati ilaçlarda , hususi ile baş ağrısı ve sinirsel hastalıkların tedavisinde kullanılır
***
RÜYADAKİ İŞARET

Sultan Selim Han zamanında Kapu ağası olan Hasan ağa şöyle ibretli bir rüya görür .

— Konağın kapısı hızlı hızlı döğülmektedir . Ağa kalkıp da kapıya baktığında , kapının önü , başı sarıklı elleri bayraklı pür silah nurani kimselerle dolup taşmaktadır . Kapının hemen dibinde ise , yine ellerinde sancak , nurani bir abide gibi 4 kişi hazır vaziyette beklemektedir . Kapıyı çalan ve elinde padişahın ak sancağını tutan kimse tane tane şöyle der :

–Bu 4 kişi Hazreti Ebu Bekir – Ömer ve Osmandır . Ben ise Ali Bin Talib’im . Gördüğünüz kimseler ise Hazreti Rasülüllah ve ashabıdır . Bizi o gönderdi . Selim Han’a selam ediyor ve buyuruyor ki :

— Kalkıp gelsin ki Harameynin hizmeti ona buyuruldu .

Sultan Selim Han , bu rüyadan sonra sefer hazırlığı yapıp 1516 yılında Mercidabık savaşı sonunda Suriye , Filistin ve Mısır’ı alır . Mekke emiri de , Mekke ve Medine’nin anahtarını ve mukaddes emanetleri teslim eder . ( Tac’ül Tevarih )

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.