DOLAR 9,2456
EURO 10,7960
ALTIN 531,04
BIST 1.433
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 18°C
Parçalı Bulutlu
Giresun
18°C
Parçalı Bulutlu
Cum 21°C
Cts 21°C
Paz 20°C
Pts 15°C

GURURA KAPILMAMALI

12.10.2021
134
A+
A-

             GURURA KAPILMAMALI                                                                            

Preveze Zaferinden 22 yıl sonra 14 mayıs 1560 da Osmanlılar yeni bir zafer kazanmışlardı. Tarihe  CERBE ZAFERİ olarak geçen bu deniz muharebesinde, Osmanlı  donanmasına 45 yaşındaki genç Oramiral Piyale Paşa komuta etmişti. 27 Eylül 156 ‘da  İstanbul’a dönen Donanmayı Hümayun’u bizzat padişah karşıladı. Tarihçiler bu hadiseyi  şöyle anlatıyor  .

— Kanuni Sultan Süleyman, yanında vezirler ve elçiler olduğu halde, donanmayı  seyretmek için Sarayburnu’na inmişti. Donanmayı Hümayun’un önünde seren direkleri kırılmış 19 muazzam düşman gemisi gidiyordu. Bu gemilerin güvertelerine başları açık  binlerce düşman  esiri doldurulmuştu .

İçlerinde Avrupa’nın en tanınmış prens, asilzade , general ve amiralleri bulunuyordu . Büyük düşman bayrakları, kadırgaların arkasında denize serilmişti. Donanmayı Hümayun  bütün toplarını kuru sıkı ateşleyerek

“  Cihan Hakanı “  Kanuni Sultan Süleyman’ı selamladı .

Marmara, hayaline bile cesaret edilemeyecek bir haşmet arz ediyordu . Kanuni bu  manzara karşısında yanındaki vezirlere ve elçilere şöyle dedi  :

İşte İnsan, bütün bunları görüp de gurura kapılmamalı.  Her şeyin Cenab-ı Hakkın  inayeti ile olduğunu hatırlayıp Allah’a şükürler etmelidir .

Divan-ı Hümayun muzaffer kaptan-ı deryaya “ vezir “ yani büyük amiral payesinin  verilmesini arz etti. Ancak Kanuni Piyale Paşa’nın genç olduğunu, henüz beylerbeyliğe yani  Oramiralliğe 2 yıl önce yükseldiğini söyledi .

Vezaret rütbesinin haysiyetinin düşeceğini düşündü ve hükümet teklifini tasdik  etmedi .

Kaptan-ı Deryayı şahsen mükafatlandırma yoluna gitti. Kendisini torunu Cevherhan  Sultan ‘la evlendirdi ve  “ damat “  yaptı .

***

YAĞMUR ÖLÇÜYLE YAĞAR                                                                                

— Gökten bir ölçüye göre suyu indiren odur . Biz onunla kupkuru bir memlekete  hayat verdik. İşte siz de böyle  (Canlandırıp)  çıkarılacaksınız  (Zuhruf  11)

Yukarıdaki ayet  mealinde belirtildiği gibi her şey için çok büyük bir nimet olan suyun bahşedilmesinde de bir ölçü , bir nizam vardır. Dünyaya saniyede yaklaşık 17 milyon ton yağmur düşmektedir. Bu  yağmurların toplandığı ana noktalar denizler ve okyanuslardır. Deniz ve karalardaki milyonlarca canlı ve bitkinin hayatı bu yağmur dengesine bağlıdır .

Yıllık yağmur miktarı 536 Trilyon tondur. Ve her yıl bu rakam sabit kalmakta , bir  değişiklik olmamaktadır. Modern ilmin ortaya koyduğu bu gerçeği 1400 yıl önce kainatın  sultanı Peygamber Efendimiz :

Her sene yer yüzüne inen su miktarı eşittir. Sadece suyun indiği yerler muhteliftir . buyurarak ifade etmişlerdir. Yağmur damlaları , genel yer çekimi kanununun aksine sabit bir hızla yeryüzüne düşerler .

 ***

 AMELLER  ŞUURLU YAPILMALI                                                                         

Bir gün Süfyanı Sevri Hazretleri camiye girerken o an için sağ ayakla girmek icap  ettiğini düşünmeden şuursuz bir şekilde yine sağ ayağını içeri atıyor . Fakat adımını atar  atmaz geri çekilip kendi kendine şöyle söylüyor  :

— Bir öküz de bir yere girerken ya sağ ayağı ile veya sol ayağı ile girer . Sen de  aynen öküz gibi şuursuz bir şekilde içeri girdin . Önce sağ ayağını içeri atmış bile olsan , bunu şuursuz yaptığın için öküzden farkın kalmadı . Bunun için bundan sonra senin adın  “  Sevr “ yani “ öküz “ olsun .

Bu hadiseden sonra Süfyan Hazretleri bu isimle yani “ Süfyanı Sevri “  adı ile meşhur  oldu. Sözünde samimi olduğu için de asırlardır unutulmayan alimler ve veliler arasına girdi .

***

DİMYAT’A  PİRİNCE  GİDERKEN                                                                            

DİMYAT , Mısır da , Süveyş kanalı ağzında ve Portsait yakınlarında bir iskeledir . Eskiden Mısır’ın meşhur pirinçleri  , ince hasırdan örülmüş torbalar içinde buradan Türkiyeye gelirdi .

1784 yılında DİMYAT’a pirinç almak için giden Hacı Danyal Bey adındaki bir  Türk tüccarıın bindiği gemi Akdeniz de korsanlar tarafından soyulmuştu .

Bin bir  müşkilat içinde Türkiyeye dönen , pirinç tüccarı , o yıl iflas etmek durumuna  düşmüş . İstanbul dan kalkmış , memleketi olan karaman’a gitmişti . O sene tarlasından kalkan buğdayları da bulgur tüccarlarına sattığından , kendi ev halkı kışın bulgursuz kalmışlardı .

“Dimyat’a pirince giderken , evdeki bulgurdan olmak “ sözünün aslı buradan  kalmıştır .

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.