DOLAR 31,2238
EURO 33,9440
ALTIN 2.044,25
BIST 9.125,50
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 13°C
Açık
Giresun
13°C
Açık
Cum 14°C
Cts 12°C
Paz 11°C
Pts 14°C

İDAREDE HAKKANİYET

23.05.2022
192
A+
A-

İDAREDE HAKKANİYET ve EŞİT MUAMELE

Devir Hazreti Ömer’in hilafet zamanıdır . Medine de müthiş bir şekilde Zeytinyağı sıkıntısı çekilmektedir . Bu sebeple halife , getirttiği zeytinyağını şehrin meydanında halka bizzat nezaret ederek dağıtmaktadır . Bu sırada yakınlarından biri yaklaşıp halifenin kulağına bir şeyler fısıldar . Hiddetlenen halifenin cevabı herkesin duyabileceği tarzdadır . Der ki :

— Sana düşen halktan biri gibi sıraya girmek , sıran gelince hisseni almaktır . Halifeye olan yakınlığına güvenerek herkesten öne geçemezsin , benden sonra gelecek idarecilere akrabalarını kayıran kötü bir idareci örneği veremem .

Ve halifenin yakını doğruca kuyruğa girer . Ancak sırası gelince hissesini alır . Bir kayırma asla mevzu bahis olmaz .

Bir başka misal daha arz edelim :

Boşaltılan bu küplerden birinin içine elini sokup zeytin yağı ile saçlarını yağlayan bir çocuğu gören halife , hemen çocuğun elinden tutar ve orada bulunanlardan birine emir verir .

— Derhal bu çocuğun saçlarını kestirin . Çünkü bu saçlarda devlet malı bulaşığı vardır . Şimdiden devlet malına bulaşan bu çocuk , sonunda zapt edilmez , önü alınmaz , bir mes’uliyetsizlik hastalığı ile malül olabilir . Biz de ona böylece büyük bir kötülük etmiş oluruz . İşte gerçek manada idarecilik budur . Adeta kıldan ince kılıçtan keskin bir köprüde yürümek gibidir . Nitekim Hz Ömer ‘in son anlarında oğlunu kendi yerine halife tayin etmesi teklifleri üzerine , verdiği cevap , meşhurdur . : –

— Bir evden bir kurban yeter demiştir .
***

2 ABDÜLHAMİD ‘İN CANINI GÜVENDİĞİ..

Osmanlı Türklerinin Anadoluda ilk barındıkları yer “ SÖĞÜT “ tü . Orada hiç su katılmamış 600 sene evvelki safiyetini , TÜRK lüğünü olduğu gibi muhafaza etmiş bir “ Kara Keçili Aşireti “ vardı . Sultan Abdülhamit , bu saf ve temiz Türk kaynağından 200 kişilik bir “ Söğüt Maiyet Bölüğü “ teşkit etmişti .

Mabeyn başkatibi Tahsin Paşanın hatıratında kaydettiğine göre Hakan bu “ Söğüt lü Arslanlara “ karşı fevkalede teveccüh gösterir , itimat ederdi . Bu bölüğün kumandanı , bir arkadaşıyla birlikte hakanın yatak odası yakınında yatar ve Abdülhamit hayatını ancak bunlara emanet ederdi .

Sultan Abdülhamit bu Söğütlü Kara Keçililere her vakit “ Öz Hemşehrilerim . “ der ve onlar hakkında daima teveccüh gösterir , iltifat ederdi
***

ÖLÜR MÜSÜN ÖLDÜRÜR MÜSÜN ?

Meşhur derebeyi Çapanoğlu , konağında otururken , bir hacı gelip ziyaret etmek istediğini söyledi . Kapıdaki nöbetçi ziyaret sebebini sorunca :

— Ben Hacdan geliyorum , yanımda zemzem suyu ile yıkanmış bir kefen var . Onu hediye olarak takdim edeceğim . cevabını verdi .

Ancak nöbetçi ağanın böyle işlerle rahatsız edilemeyeceğini ileri sürüp çeriye bırakmadı . Hacı ise ısrar etti . Sonunda iş büyüdü . Gürültüyü duyan Çapanoğlu pencereden :

— Ne oluyor aşağıda ? Bu gürültü nedir ? diye sorunca , nöbetçi şu cevabı verdi :

— Ağam , bir molla hediyelik kefen getirmiş . Ölür müsün , Öldürür müsün ?
***

TARİHTE HAPİSHANE

Hapishaneler ilk defa olarak Roma İmparatorluğu zamanında vücuda getirilmiştir . Adi suçlular , geniş odalarda ve rutubetli uzun dehlizlerde , azılı sabıkalılar ise suyu çekilmiş geniş kuyularda hapsedilirdi .

Zehir içmekten ibaret olan idam cezası , diğer mahkumların gözü önünde infaz edilirdi .

İslamiyetten evvel cahiliye Arapları , suçluları zincirlere vururlar , kabileler bir yerden diğer bir yere göç edince onları da yanlarına alırlardı .

Suçlular , mahkumiyet müddetlerini bitirince veya fidye olarak muayyen bir meblağı verince serbest bırakılırlardı .

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.