DOLAR 32,2297
EURO 34,9626
ALTIN 2.425,68
BIST 10.707,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 20°C
Az Bulutlu
Giresun
20°C
Az Bulutlu
Cts 20°C
Paz 18°C
Pts 18°C
Sal 20°C

MANEVİYATIN ÖNEMİ

10.10.2022
121
A+
A-

EYYUB-EL ENSARİNİN KABRİNİN BULUNMASI
İsmi şerifleri, Halid bin Zeyd olan , Ebu Eyyub el Ensari hazretleri , hazreti Muaviye tarafından oğlu Yezid emrinde İstanbul’un fethine gösterilen ordu ile İstanbul’a geldi ve Hicri 52 ( m.677 ) ‘de şehit oldu .

İstanbul’un fethinden sonra, bir gece Fatih Sultan Mehmet Han, Akşemsettin Hazretlerinin ziyaretine gider ve Akşemsettin Hazretlerine sorar :

— Hocam Ashabı Kiramın büyüklerinden , Mihmendarı Rasülüllah olan Ebu Eyyubel Ensari’nin mübarek kabrinin İstanbul surlarına yakın bir yerde olduğunu , tarih kitaplarından okudum . Yerinin bulunması ve bilinmesini bilhassa rica ederim. dedi . O zaman Akşemsettin hemen bugünkü Eyüp taraflarını göstererek :

— Şu karşı tepenin eteğinde bir nur görüyorum . Orada olmalıdır . cevabını verir . Derhal padişahla oraya giderler , Akşemsettin Hazretleri , oradaki bir çınardan iki dal alır . Birini bir tarafa , diğerini az öteye diker . ve :

— Bu iki dal arası , Mihmendarı Rasülüllahın kabri şerifidir . buyurur . Sonra , kaldıkları yere dönerler . Fatih Sultan Mehmet Han , Akşemsettin’in söylediğine inandıysa da , hiç şüphesi kalmasın ister .

O gece Silahdarına :

— Git Akşemsettin’in diktiği çınar dallarının ortasına şu mührümü göm . ve o dalları 20 şer adım güney tarafına dik . der . Sabah olunca Sultan Fatih Akşemsettin’den Hazreti Halid’in kabrinin yerini tekrar tayin etmesini rica eder . Akşemsettin Silahdarın diktiği dallara bakmadan doğruca gidip eski yerde durur ve

— Dalların yeri değiştirilmiş , Hazreti halid buradadır . der ve sonra silahtar ağasına hitaben :

— Sultan Hazretlerinin mührünü çıkarın ve kendisine teslim edin . der.

Bunun üzerine hazreti Fatih Akşemsettin’e :

— Kalbimde şüphe kalmadı . Ama tam ikna olmam için bir alamet daha gösterir misiniz ? dediğinde Akşemsettin Kabrin baş tarafından bir metre kazdırır ve kabirden üzerinde : “BU HALİD BİN ZEYDİN KABRİDİR“ yazılı bir taş çıkar . Bunu gören Sultan Fatih.

— Zamanımda Akşemsettin gibi bir zatın bulunmasından duyduğum sevinç , İstanbul’un alınmasından duyduğum sevinçten İstanbul’un alınmasından duyduğum sevinçten az değildir . der .

Fatih Sultan Mehmet Han , Ebu Eyyub el Ensari’nin kabri şerifinin üzerine bir türbe ve Akşemsettin ile talebelerine mahsus odalar , bir de camii şerif yaptırdı .
***
ARSLAN – TİLKİ – KURT

Bir gün arslan , tilki , kurt bir koyunu öldürüp paylaşmaya karar vermişler . Aslan kurt’a dönüp demiş ki :

— Sen şunu üçümüze pay et .

Kurt koyunun budunu aslana vermiş , bir budunu kendi almış , sırtını tilkiye uzatmış . Geri kalanı da üçe bölüştürmüş . Bu taksime Arslan kızıp Kurdu parçalayıp öldürmüş .

Sonra Tilkiden taksimat yapmasını istemiş .

Tilki de koyunun nesi var nesi yok arslanın ününe koymuş . Arslan mutlu olmu

— Böyle düzgün taksimatı kimden öğrendin deyince , Tilki yerdeki kurda bakmış:

— Yerde yatan Kurt kardeşimden öğrendim , demiş .
***
PADİŞAH’IN HASSASİYETİ

Osmanlı padişahlarının devlet ve millet hassasiyeti her şeyin üstünde idi. Bu hususta asla taviz vermezler, her kim devlet malına veya halka bir zarar vermek isterse onu şiddetle cezalandırırlardı. Sultan Üçüncü Selim Han’ın (1789-1807) sadrazamın vekili olan (ordu ile birlikte seferde olan) sadaret kaymakamına yazdığı bir hatt-ı hümayunu şöyledir:

— Kaymakam Paşaya: Yeni Padişah olduğumdan, devletimin bütün yapılan işlerini, bilhassa gelir ve giderinin ne olduğunu bilmek ve anlamak isterim . Çünkü bunları bilmek , benim için son derece gereklidir . Hem bu dünyada hem de âhiret gününde bundan hesaba çekileceğim . Bu hususta beni bilgilendirmeyip doğru bilgiler vermeyen kişiler Allâh’ın gazabına uğrasın!..

— Gelir ve gideri bu tarafta (İstanbul’da) konuşmak ve görüşmek orduda karışıklık meydana getirir’ diyorsun . Açıkça, orduda olanlar devletimin yok olmasını ister, düzenini istemezler (demek istiyorsun).

— Ben padişahım, elbette her şeyin bir düzene girmesini istiyorum ve bu kat’î emrimdir . Hususiyle , bütün bu yapılanlar , Müslümanların beytülmaline ihanettir . Bu hususta siz bari insaflı davranın . Ne derece zorluk var ? Veya sizde din gayreti diye bir şey yok mu ? Bu devletin gelir gider defterlerini ortaya çıkarıp ehl-i vukuf (bilirkişiler) ile görüşüp danışıp , verilmemesi gereken yerlere bir kuruş dahi harcama yapmayın. Savaş gemilerine ve sefer hazırlıklarına ait giderlere elden geldiğince bir düzen verin . Giderler bu tarafta (İstanbul’da), zimmet defteri (gelir defteri) ordunun elinde nasıl olur ?

Giderler nerde ise gelirler de orada olması gerekir . Bu hususta danışarak, doğru ve faydalı olan neyse onu yapın, Allah aşkına…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.