DOLAR 33,0922
EURO 36,0606
ALTIN 2.579,23
BIST 11.139,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 30°C
Hafif Yağmurlu
Giresun
30°C
Hafif Yağmurlu
Cts 29°C
Paz 30°C
Pts 29°C
Sal 28°C

OSMANLI ŞEHZADELERİ

04.04.2022
292
A+
A-

HASET VE İBRET

Halife Mutezid Billah’ın sohbetine gayet terbiyeli bir arap gelirdi . Halife onun tatlı konuşmalarından çok hoşlandı ve yakın arkadaşları arasına aldı . Çok kıskanç birisi de vardı ki kendisinden başka kimsenin halifeye yakınlığını istemezdi . Fakat tatlı sözlü arabın itibarı artarken , kıskançlık ve haset sahibi diğerinin de hastalığı arttıkça artıyordu .

Bir gün onu yemeğe davet edip , sofrada bolca sarımsak bulundurdu . Yemekler yendikten sonra :

— Sakın bu şekilde halifeye yaklaşma , çünkü sarımsak kokusundan hiç hoşlanmaz . edi . Halifeye de :

— Bu arap bir köpektir . Halifenin ağzı kokmaktadır deyip duruyor , dedi .

Halife arabı huzuruna çağırıp konuşmaya başlayınca , zavallı arap , halife rahatsız olmasın diye ağzını kapatıyordu . O da içinden :

— Demek doğruymuş , diye düşünüp , kendi eliyle bir kağıda :

— Bunu getireni hemen öldür , diye yazıp , mühürledi ve .

— Bunu falan valiye götür , sana ne verirse al , getir dedi .

Bunu gören hasetçi o kağıda talip olup 2 bin altına satın aldı ve valiye kendisi gitti . Valinin vereceği mükafata konmak için gitti ve öldürüldü .

İyi niyetli arap sağ kalınca , mesele soruşturulup , anlaşıldı .

Haset , önce sahibini yer bitirir
***
KAN İLACI SOĞAN

İnsanlar fazla yağlı yemekler yediklerinde 2 – 3 saat sonra kanda bulunan pıhtılaşmayı önleyici maddelerin tesiri zayıflıyor ve kanın pıhtılaşma tehlikesi artıyor . Bunun sonucu olarak da pıhtı kalbi besleyen koroner damarları tıkayarak , kalp krizlerine ve hatta ölüme yol açıyor .

İngiltere de Newcaste Hastanesinde Dr Menon soğanın kan pıhtılaşmasına tesirini araştırdı , bu araştırmada hastalara her gün bir miktar soğanla birlikte içinde 100 gr yağ bulunan kahvaltı verildi . Bu hastalar bir gün bu kahvaltıyı soğansız yediler Kanlarındaki pıhtılaşmayı önleyici madde miktarının hemen düştüğü görüldü . Başka bir gün hastalara kahvaltıları , kızartılmış soğan ilavesi ile verildi , bu kahvaltıda soğan kızartmak için fazladan yağ kullanıldığı halde hastalarda pıhtılaşmayı önleyici maddeler azalacağı yerde fazlalaştı . Kaynamış soğanla yapılan deneylerde aynı sonucu verdi .
***
OSMANLI ŞEHZADELERİ

Padişahların bir çocuğu dünyaya geldiği zaman bu olay başkentte top atılarak halka duyurulur, bütün imparatorluk şehirlerine de, kadılara gönderilen bir yazı ile mesud hadise bildirilirdi. Doğumunun ilk haftasında beşik alayı yapılır, çocuk dört beş yaşına gelince de merasimle KUR’ANA BAŞLATILIR , ve Şehzadelerin sünnet düğününü ise günlerce süren şenlikler takip ederdi .

Şehzadelerin sancağa çıkmalarında hususi bir merasim yapılır, şehzadeye yeşil sancak verilirdi. Sancak Beyi olan şehzade, eğer yaşı müsait ise, sancağındaki divana kendisi başkanlık eder, timar… tevcih eder, kendi tuğrasıyla beratlar verirdi. Yaşı küçük ise bu işleri vekaleten lalası görürdü .

Sancak beyi şehzade ; merkezden, padişahtan aldığı emirle doğrudan doğruya kendi askeriyle müstakilen sefere çıkabildiği gibi, davetle babasının maiyetinde de sefere giderdi ki , bu takdirde, kendisinin ve askerinin yeri ekseriyetle ordunun sağ cenahı idi. Bazen de merkezde Padişahın yanında mevki aldığı, yahut da geride ihtiyatta kaldığı görülmüştür .

Eğer Şehzadeye Osmanlı tahtı nasib olursa, cülüs ve biat merasimi yapılarak Padişah olurdu .
***
HER ŞEY TADINDA GEREK

Halife Harun Reşid’in huzurunda adamın biri tuhaf bir hikaye anlatmış , Halife bu hikayeye gülmüş .. Adam bundan cesaret alarak ikinci bir hikaye anlatmaya başlamış . Halife kaşlarını çatarak :

— Şaka , mizah tencereye konulan tuz gibidir ..Yemeğe lezzet verir . Miktarı fazla kaçarsa , onu yenilemeyecek hale getirir . Söylediğin ilk hikaye beni güldürdü . Bundan cesaret alarak ikinci bir hikayeye başladın . Fakat bu uygunsuz düştüğü için birinci fıkranın tadını da kaçırdı dedi.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.