‘Omicrona Karşı Üçüncü Doz Aşı’
Gümüşhane İl Pandemi Kurul Üyesi Doç. Dr. Nilgün Ulutaşdemir, üçüncü doz aşının önemini vurguladı
Gümüşhane İl Pandemi Kurul Üyesi, Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Ulutaşdemir, üç doz aşının Omicron varyantı için yeterli bağışıklığı sağladığını ve bu konuda endişeye gerek olmadığını söyledi.
Gümüşhane İl Pandemi Kurul Üyesi, Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Ulutaşdemir, Türkiye’de de görülmeye başlanan Omicron varyantınına karşı alınması gereken tedbirleri gazetemize anlattı. Doç. Dr. Ulutaşdemir, “Omicron varyantını Türkiye’de de görülmeye başlandı. Bu yeni varyant, virüsün daha kolay bulaşır hale gelmesine sebep olmuştur. Kolay bulaşmasının yanında hasta etme gücünde belirlenmiş olumsuz bir durum rapor edilmemiştir. Bu açıdan omicron varyantı için tedirgin edici bir durum söz konusu değildir” dedi.
‘HATIRLATMA DOZU AŞILARININ YAPILMASI BİLİM KURULUMUZCA TAVSİYE EDİLMEKTEDİR’
Omicron varyantı sebebiyle referans laboratuvarlarımızda gen sekanslama çalışmaları devam ettiğini hatırlatan Doç. Dr. Ulutaşdemir, “Avrupa’da yaşanan örnek ve varyantın hızla bulaşması sebebiyle ülkemizde de varyantın baskın hale gelmesi yakın gelecekte gerçekleşebilecektir. Bu duruma karşı hazırlıklı olmak için hatırlatma dozu aşılarının yapılması Bilim Kurulumuzca tavsiye edilmektedir. Birçok ülke, Delta varyantından 70 kat daha fazla bulaşıcı olduğuna inanılan Omicron varyantına karşı mücadele için 3. doz güçlendirici aşıları gündemine aldı. Omicron varyantı diğer varyantlardan daha baskın olsa da aşı olarak korunabiliriz. İkinci doz aşısının üzerinden en az 6 ay geçenler üçüncü doz hatırlatma aşısını olabilecektir. Koronavirüs Bilim Kurulu’nun yaptığı açıklamaya göre “COVID-19 geçirenler, hastalığın üzerinden 6 ay geçtikten sonra hatırlatma aşısı olabilirler”. COVID-19 aşı randevusu almak için öncelikle MHRS adresine girilmelidir. Sağ üstte yer alan ‘Randevu Al’ butonuna tıkanıldığında T.C kimlik numarası ve şifre ile giriş yaparak, aşı randevunuzu alabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
‘3. DOZDAN SONRA UZUN SÜRELİ BAĞIŞIKLIK HAFIZASINI DEVAM ETTİRİR’
Doç. Dr. Ulutaşdemir, “Hatırlatma dozu yapılması önemli çünkü aşının zaman içerisinde etkisi azalmaya başlar ve bağışıklık sistemi belli bir süre sonra bir tehdit olmadığını düşünerek var olan mevcut bağışıklığın azalmasına yol açabilir. Antikorları üreten hücreler, ihtiyaç olmadığını düşünerek üretilmemeye başlanır, antikor seviyesi düşer ve direnç azalır. Hatırlatma dozu, antikorların artırılmasına yardımcı oluyor. 3. dozdan sonra bağışıklık sistemi önemli bir tehdit olduğunu düşünerek daha uzun süreli bağışıklık hafızasını devam ettirir” diye konuştu.
Ülkemizde görünen günlük vaka sayılarında ani artış olmaması aşılama programının başarısının bir göstergesi olduğunun altını çizen Doç. Dr. Ulutaşdemir, “Hatırlatma dozlarını en erken uygulamaya başlayan ülkelerden biri olmamızın avantajını yaşıyoruz. Aşıların yeni varyantlara karşı etkisini artırabilmek için hatırlatma dozlarının etkisi son derece önemlidir. Avrupa’da görülen günlük vaka sayısı artışlarının ülkemizde görülmemesi için belirlenen aşı takvimi üzerinden 3 aydan uzun süre geçen vatandaşlarımız için hatırlatma dozunun uygulanmasına karar verilmiştir. İnaktif veya mRNA aşısı ile aşılanmış olan tüm vatandaşlarımız belirlenmiş aşı takviminin üzerinden 3 aydan uzun süre geçmişse diledikleri aşı türü ile hatırlatma dozu aşısı olabilirler” ifadelerini kullandı.
‘SİNOVAC AŞISININ 3’ÜNCÜ DOZU, OMİCRON VARYANTINA KARŞI YETERLİ KORUMA SAĞLAMIYOR’
Doç. Dr. Ulutaşdemir, “Hong Kong Üniversitesi ve Hong Kong Çin Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre; Çin’in COVID-19’a karşı ürettiği Sinovac aşısının 3’üncü dozu, Omicron varyantına karşı yeterli koruma sağlamadığını, 3. doz Sinovac aşısının virüsü yok etmek için yeterli seviyede antikor üretmediğini, ilk iki dozu Sinovac aşısı olanlara üçüncü dozun Pfizer-BionTech aşısı vurulması halinde bunun yeterli derecede koruma sağladığı tespit edildi. Araştırmacılardan Hong Kong Üniversitesi’nden Prof. Dr. Malik Peiris, güçlendirici Pfizer aşısının “Omicron varyantına karşı optimum koruma sağlayacağını” ifade etti. Araştırmada BionTech/Pfizer’ın geliştirdiği ve Türkiye’de de kullanılan Comirnaty isimli aşının iki dozunun yetersiz olduğu belirtilirken üçüncü doz aşının da aynı tür aşı olması durumunda koruma oranının arttığına dikkat çekildi. Ancak bu açıklamalara Sinovac yetkilileri bir yanıt vermedi. Sinovac’tan geçen haftalarda yapılan açıklamada, firmanın yaptığı çalışmanın üçüncü doz güçlendirici aşısının “serum nötralizasyonunun geliştirilmesinde etkili olduğu, üç doz Sinovac aşısı olanların yüzde 94’ünün yeterli nötralize edici antikor ürettiği” bildirilmiştir” diye konuştu.
Gümüşhane İl Pandemi Kurul Üyesi, Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Ulutaşdemir açıklamalarını şu şekilde tamamladı;
“BioNTech’in CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin ise, şuan mevcut durumda olan COVID-19 aşılarının Omicron varyantına karşı dayanmaya yeterli olmayacağı konusunda çok önemli uyarılarda bulundu. Fransız Le Monde’ye konuşan Şahin, mRNA aşısının yeni ortaya çıkan Omicron varyantına karşı dayanmaya yeterli olmayacağını açıkladı. Prof. Dr. Uğur Şahin; “ 3 aşının bile hastalıkta bulaş özelliği göstermiş olduğunun farkında olmamız gerektiğini, şuanda ilk virüse karşı elde ettiğimiz 95 etkide çok uzakta olduğumuzu, bu sonuçlara rağmen İngiltere ve Güney Afrika’dan gelen verilerin tam anlamıyla güven verici bilgiler sağladığını, zaman içerisinde Omicron’a karşı da bir etkinlik kaybı yaşanacağının muhtemeller dahilinde olduğunu” ifade etti. Gelinen noktada salgın sürecinde varyantların dağılımı, epidemiyolojik ve klinik özellikleri dikkatle izlenerek bu çerçevede koruyucu kısıtlama ve önlemler hızla planlanıp uygulamaya sokulmalıdır. Aynı şekilde dünya nüfusunun etkin aşılar ile hızla aşılanabilmesi salgın kontrolünde en belirleyici unsur olarak yerini korumaktadır. Bu yeni varyantın hızla yayılmasını, maske-mesafe-hijyen kurallarına uyarak ve aşı olarak kontrol edebiliriz. Bugüne kadar virüse karşı aldığımız tedbirlere devam etmeliyiz. Bireysel hayat ile toplumsal hayatı tedbirlerle bir arada sürdürebiliriz. Bugüne kadar nasıl başardıysak, bundan sonra da başarabiliriz.”

