DOLAR 32,5991
EURO 34,7956
ALTIN 2.409,60
BIST 9.645,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 27°C
Az Bulutlu
Giresun
27°C
Az Bulutlu
Çar 28°C
Per 22°C
Cum 16°C
Cts 17°C

HAYAT EN İYİ ÖĞRETMENDİR

13.02.2023
78
A+
A-

“Deneyimden daha güçlü bir öğretmen yoktur; ama öğrenme isteği olmadıkça, deneyimden hiç birşey öğrenilmez.”
George B. Show
Aldığımız derslerin çoğunu, okullardan ziyade kendi deneyimlerimizden aldığımızı düşünenlerdenim.
Niye mi böyle düşünüyorum?
Anlatayım o zaman; yazı bittiğinde bana hak vereceğinizi umuyorum.
İşte öykümüz:
1966 veya 67 yılının yaz aylarıydı.
Orta okula gittiğimiz yıllar…
O yıllarda günümüzün çoğu zamanı denizde, deniz kenarında geçerdi.
Sanki birer su kuşuyduk…
Eynesil’in içinden geçen, Giresun – Trabzon yolunu, sahile almak için, çalışmalar yapılıyordu…
Evimiz deniz sahiline yakın olduğu için, fırsat buldukça sahile koşup, bu çalışmaları rahatlıkla izleyebiliyorduk…
Daha önce görmediğimiz kamyon ve iş makinalarnın çıkardığı farklı sesler, yaptıkları manevralar ve yaptıkları işler, ilgimizi çekiyordu…
Bu iş makinaları, onlarca işçinin bir günde yapacağı işleri çok kısa sürede yapabiliyor ve yol çalışmaları hızla ilerliyordu…
Yaz tatili geldiğinde, çalışmalar evimizin hizalarına kadar gelmiş, makinaların yerler mahalleli çocukların buluşma yeri durumuna gelmişti…
Bu arada çalışanlarla da tanış olmuştuk…
Zaman zaman onlara takılıyor, kızdırmaya çalışıyorduk…
Güzel günlerdi…
O anların birinde, greyderi kullanan şoför, sigara molası bahanesi ile araçtan inip, gözüne kestirdiğim arkadaşımızı tuttuğu gibi denize attı…
Ani bir saldırıya uğradığımız için şaşkınlık…
Beni böyle işimden etmeye devam ederseniz hepinizi tek tek denize atarım, diye de uyardı…
Her zaman yanında olmasa da bir de yardımcısı vardı.
Onlar öğlen yemeğine gittikten sonra, biz de, en yakındaki dutluğa gidip, intikamızı nasıl alabiliriz, diye plan yapmaya başladık…
Onüç-ondört, yaşlarında civa gibi çocuklardık…
Hep bir olup bu adamı denize atabilirdik…
Aramızda güzel bir işbölümü yaptık.
Ayaklarına birer arkadaş sarılırken, iki arkadaş da diğerinin arkasına tekme atlatacaktı.
Öbür iki arkadaş da kollarından tutup çekecekler adamı yere yıkacaklardı…
Görünüşe göre planımız eksiksizdi.
Solak olduğum için payıma adamın sol ayağına sarılmak düşmüştü…
En önemli görev de adamın ayağına saldıracak olanlara düştüğü için, arkadaşlar ilk saldırıyı ben yapacağım, herkes görevini korkmadan yapsın, diye uyardım.
Daha sonra da saklandığımız yerden birer ikişer çıkıp, adamı ürkütmemeye çalışarak greyderin yanına vardık.
Ayağına saldıracak arkadaşla yan yanaydık; arkadaşlar adadamı lafa tutarken, yanımdaki arkadaşla işaretleşerek, ani bir hareketle adamın sol ayağına sarıldım…
Adamın ayağına sarıldım ama adam kaya gibi duruyordu…
Az sonra kendimi denizin bulanık sularının içinde buldum…
Başımı kaldırıp arkadaşlar nerede, diye baktığımda, hepsinin greyderin yığdığı kum ve çakıl yığınlarının üstünde olduğunu gördüm…
Keyifleri yerindeydi…
O görüntü hala gözümün önündedir; o anın resmini çiz, deseler çizebilirim rahatlıkla.
Uzun sözün kısası; iyi bir satışa uğramıştım.
Bu olaydan aldığım ders, hayatta aldığım derslerin başında gelir.
İyi bir derstir.
Atalar boşuna, bin nasihatten bir musibet daha iyidir dememiştir…
Toplumsal bir mücadelenin içine gireceğimiz zaman, mücadele arkadaşlarımı, bu olayı anlatarak uyarmaya çalışırım…
Bu acı ders yüzdendir hayattaki yalnızlığım…
Yazıyı, Koç Köroğlu’nun iki dörtlüğü ile bitireyim:
Mert dayanır, namet kaçar,
Meydan gümbür gümbürlenir.
Şahlar şahı meydan açar,
Meydan gümbür gümbürlenir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.