DOLAR 32,2300
EURO 34,9620
ALTIN 2.427,11
BIST 10.706,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun 20°C
Az Bulutlu
Giresun
20°C
Az Bulutlu
Cts 20°C
Paz 18°C
Pts 18°C
Sal 20°C

HERKESİN ÖYKÜSÜ BAŞKA

13.12.2022
83
A+
A-

Okul arkadaşımın oğluydu, tanışalı çok olmamıştı…
Daha önceki sohbetimizde, babası ile ilgili okul anılarından söz etmiştik…
Beş on gün önce de bir kahve önünde karşılaştık…
Sohbet sırasında, kulağındaki kulaklığı göstererek pek iyi işitemediğini, bu yüzden anlatılanları anlamakta zorluk çektiğini söyledi…
O zamana kadar kulaklığı olduğunu fark etmemiştim.
Bu yaşta kulaklık kullandığına göre, işitme sorunu doğuştan olmalıydı…
Belli etmemeye çalışsam da yüreğim bir anda cız, etmişti…
Demek ağır ağır, tane tane konuşulmasını istiyordu…
Kulaklığı, ne zaman kullanmaya başladın, diye sordum.
Onbeş yaşında, deyince, çok geç fark etmişsiniz, dedim.
Hayır, dedi; ilkokula başladığım yıl doktora gittim.
Doktor, elime bir alet verdi ve bir şeyler, söyledi…
O herkesin bildiği kontrolü yaptı.
Doktorun ne dediğini anlamadığım için, verilen alete rast gele basmıştım…
Muayene sonunda doktor babama, bunun kulakları duyuyor, kulağında sorunu yok, demiş…
İçtenlikle dinlediğimi anlayınca, başladı anlatmaya…
Öğretmenlik yaptığım yıllarda, buna benzer durumla oldukça sık karşılaştığım için, başından neler geçtiğini tahmin edebiliyorum.
İşitme sorunun olduğunu ilk ne zaman fark ettin, diye sordum.
Ben bir şey fark etmedim, dedi ve devam etti:
İlkokula başlayınca, öğretmenin ne dediğini anlamadığım için, yanımdaki arkadaşın yaptıklarına bakıp, o ne yaparsa, ben de onları yapmaya çalışıyordum.
Başarılı olamayınca da sık sık dayak yiyordum öğretmenden…
İşitme sorunum olabileceğini ilk müfettiş fark etti, onun yönlendirmesiyle gittim doktora…
Doktor da, daha önce söylediğim gibi, bunun kulağında bir sorun yok demiş babama…
İlkokul yıllarım hep böyle geçti…
İyi bir öğrenci olmadığım için, sık sık dayak yiyordum öğretmenlerden…
Ben de alışmış, kabullenmiştim bu duruma…
İlkokulu bitirince, öğretmen babama, bunu ortaokula verme, okuyamaz, sen onu en iyisi, bir ustanın yanına çırak ver, demiş…
İlkokuldan sonra, bir ustanın yanına çırak girdim…
Değişen bir durum yoktu; ustanın dediklerini de pek anlayamıyor, istediklerini yapamadığım için, ondan da dayak yiyordum sık sık…
Onbeş yaşına kadar böyle devam etti; konuşanları anlamıyor, bir şey öğrenemiyordum…
Daha önce de dediğim gibi ben de alışmış,
Kabullenmiştim bu durumu…
Kulaklığı onbeş yaşında aldığını daha önce de söylemişti…
Kulaklığı nasıl aldın, dedim.
Onbeş yaşına gelince, babam beni kulak burun boğaz doktoruna götürdü…
İşitme sorunum olduğunu ilk o doktor teşhis etti…
Kulaklık almamız gerektiğini söyledi. O zamanlar kulaklık parasını devlet ödemiyordu…
Oldukça da pahalıydı…
Babam memur olduğu için, parayı bulmakta zorlanmıştı…
İnsanları duymaya ve konuşulanları anlamaya başlamış, sanki yeniden doğmuştum…
Geç kaldığımız için, birçok açıdan emsallerimden geri kalmıştım ama çevremin desteği ve kendi gayretlerimle, boşa geçen yıllarımı telafi etmeye çalıştım…
Sitemi yoktu, olanları olduğu gibi kabul edebiliyordu…
Kısacası kendiyle barışıktı.
Onu dinlerken, öğretmenlik yıllarımda tanık olduğum buna benzer birçok olay geldi geçti aklımdan…
Bu olayda, asıl sorumlular analar, babalar, öğretmenler gibi görünse de asıl sorumlu sistemdi, sistemimizdi…
O zamanlar, henüz daha bu gibi sorunları gündeme alıp çözüm aramasına gelmemiştik…
Aradan geçen süre içinde istenen düzeyde olmasa da oldukça yol aldığımızı görüyor ve bu gibi konularda geleceğe umutla bakabiliyoruz.
Çıkmayan candan ümit kesilmezmiş….

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.